Yaz Aylarının ve Sıcakların Kalbe Etkisi

Hava sıcaklıklarının artması, ilkbahar ve yaz aylarına geçiş özellikle kalp hastaları açısından bazı risklere niçin olmaktadır. Sıcaklıkların artması ile beraber vücutta su ve tuz kaybı görülmektedir. Kandaki su bileşenin kaybı kanın akışkanlığını bozmakta ve daha kolay pıhtılaşabilir hale getirmektedir. Kandaki bu göreceli pıhtılaşma artışı düzgüsel insanlarda rahat bir halde tolere edilebilirken, risk faktörleri taşıyan (şeker hastalığı, sigara, aile öyküsü, vb…) yada bilinen kalp damar hastalığı olan bireylerde bu vaziyet kalp krizlerinin görülme oranında artışa niçin olmaktadır.

Yazları terleme ile beraber vücutta su kaybı kaynaklanır. Eğer günlük yeterli oranda sıvı tüketilmezse bu konum damarda dolaşmakta olan kan hacminin azalmasına niçin olur. Kan hacminin azalması böbrek fonksiyonlarını bozar. Bununla birlikte kan hacminin azalmasına yanıt olarak böbreküstü bezlerinden salgılanan hormon düzeylerindeki artış ani gerilim yükselmelerine ve kalp yetersizliği semptomlarının artmasına niçin olmaktadır.

Özet olarak, yazları kalp sağlığımızı korumak için öncelikle ağır yemeklerden ve aşırı alkolden uzak durmalıyız. Günde 2- 2.5 litre su tüketmeye özen göstermeliyiz. Tatile gidecek olan kalp hastalığına haiz bireyler, tatile çıkmadan önce kesinlikle bir kalp doktorunu ziyaret edip tedavilerinde yaz aylarına uygun olacak şekilde gerekli değişimleri yapmış oldurmalıdırlar. Malum kalp damar hastalığı olan bireyler sıcak günlerde mümkün olmasıyla birlikte serin yerlerde kalmalıdırlar ve göğüs ağrısı şikayetleri olursa en yakın acil servise başvurmalıdırlar.